Bakırköy Belediyesi Hakkında Ceza Soruşturması: 2 Daire Mühürlendi
İçindekiler
- 1. Yeşilköy’de Mühürleme Krizi: İstiklal Gazisi Torununun Evine Kilit
- 2. Hukuki Süreç: Başsavcılıkta 2025/128003 Sayılı Soruşturma Dosyası
- 3. 1. Derece Sit Alanında İş Makinesi ve Tarihi Dehlizler İddiası
- 4. “Kolej Projesi” ve İmar Planı Değişikliği Soruşturuluyor
- 5. Mağdurun Telefon Feryadı: “Yayın Yasağı Tehdidi Var Diye Duydum”
Bakırköy Belediyesi tarafından İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusuyla öne çıkan Yeşilköy bölgesinde gerçekleştirilen mühürleme işlemi, kamu gücünün kullanımı, imar planı değişiklikleri ve mülkiyet hakları ekseninde ciddi iddiaların tartışıldığı bir yargı sürecine sahne olmaktadır. Yeşilköy Mahallesi 375 ada bünyesindeki parsellerde 4 kuşaktır ikamet eden İstiklal Gazisi torunu Şenel Çakır ve ailesinin yaşadığı iki daire, 12 Haziran 2026 tarihi itibarıyla mühürlenmiştir. Edinilen bilgilere göre, mühürleme işlemiyle eş zamanlı olarak, idari kadrolar ve projeyi yürüten vakıf yönetimi hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde ağır suçlamaları içeren bir ceza soruşturması yürütülmektedir.
Tahliye ve mühürleme operasyonunun öncesinde, hak sahibi ailenin hukuk heyeti tarafından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu’na başvurularak 2025/128003 dosya numarasıyla resmi suç duyurusunda bulunulmuştur. Soruşturma dosyasında; Surp Stefanos Ermeni Kilisesi Vakfı yöneticileri, Bakırköy Belediye Başkanlığı yetkilileri ve Zabıta Müdürlüğü görevlileri şüpheli sıfatıyla yer almaktadır. Hak sahipleri ve avukatları tarafından sunulan yasal dilekçeler doğrultusunda başlatılan tahkikat, Yeşilköy’deki mülkiyet krizinin hukuki boyutunu gözler önüne sermektedir.
Savcılığa sunulan şikayet dilekçesinde, kamu görevlilerinin yetki sınırlarını aşarak işlem tesis ettiği ileri sürülerek; Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinde düzenlenen “Görevi Kötüye Kullanma”, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na Muhalefet ve 3194 Sayılı İmar Kanunu’na Muhalefet suçlarının işlendiği iddia edilmiştir. Ayrıca, mülkiyetin feshine yönelik yürütülen ortaklığın giderilmesi davasının Bakırköy 21. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde 2025/493 Esas sayısı ile halen derdest olduğu resmi kayıtlarda yer almaktadır. Mahkeme süreci devam ederken binaların mühürlenmesi, hukuki tartışmaları alevlendirmiştir.
Yeşilköy’de Plan Değişikliği ve Mühürleme Krizi: Bakırköy Belediyesi Hakkında Soruşturma
Arazide yaşanan tahliye operasyonuyla birlikte hak sahibi aile, ata yadigarı mülklerinden yasal süreç tamamlanmadan çıkarılmaya çalışıldıklarını beyan etmiştir. Mağdur Şenel Çakır ve ailesinin verdiği bilgilere göre, tapu tahsis belgesine bağlanan alanın 14 yıl önce idari bir tasarrufla hazineden alınarak vakıf mülkiyetine geçirildiği öğrenilmiştir. Bu süreçten kendilerine hiçbir resmi bilgilendirme yapılmadığını belirten hak sahipleri, Bakırköy Belediyesi tarafından uygulanan mühürleme işlemine karşı yasal haklarını aramayı sürdürmektedir.
Proje alanında mülk sahibi veya tasarruf yetkilisi olan kimi yerel idarecilerin, projenin hayata geçirilmesi sürecinde kendilerine özel alanlar tahsis edilmesi yönünde ilgili kurumlara telkinlerde bulunduğu iddiası da sunulan dosyada yer almaktadır. Hak sahiplerinin avukatları, yürütülen ortaklığın giderilmesi davası sonuçlanmadan yapılan bu müdahalenin yasal sınırları zorladığını savunmaktadır. Bölgedeki fiziki mühürleme işlemi, aile fertlerinin yaşam hakkı ve barınma güvencesi ekseninde tepkilere neden olmuştur.
İdari yetkililerin mahkemenin nihai hükmünü beklemeden mühür vurması, adli şikayet dilekçesindeki “görevi kötüye kullanma” iddialarının da temel dayanağını oluşturmaktadır. Hak sahibi aile, 4 kuşaktır korudukları yerleşkeden bu şekilde uzaklaştırılmalarının kabul edilemez olduğunu ifade etmiştir. İlgili kamu birimlerinin ve sorumlu müdürlerin imza attığı mühürleme tutanakları, savcılık makamınca incelenen ana evraklar arasına dahil edilmiştir.
Hukuki Süreç: Başsavcılıkta 2025/128003 Sayılı Soruşturma Dosyası
Mağdur ailenin hukuk heyeti, mühürleme işleminden önce Memur Suçları Bürosu’na başvurarak yasal koruma talep etmiştir. Şikayet dosyasında yer alan iddialara göre, vakıf yönetimi ve belediye görevlilerinin koordineli bir şekilde hareket ederek hak sahiplerini mağdur ettiği ileri sürülmektedir. Yargıya intikal eden dilekçede, 1. Derece Sit Alanı olan arazide yapılacak herhangi bir fiziki yıkım veya inşaat faaliyetinin geri dönülemez zararlar doğuracağı mütalaa edilmiştir.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takibe alınan dosyada, kamu görevlilerinin nüfuz ticareti ve görevi kötüye kullanma iddiaları çerçevesindeki idari tasarrufları incelenmektedir. Davacı avukatları, yürütülmekte olan 2025/493 Esas sayılı davanın sonucunun beklenmesi yönünde kurumlara ihtarnameler çekildiğini beyan etmiştir. Ancak bu ihtarnamalara rağmen idari kolluk güçlerinin sahaya sürülmesi, adli makamların dosyayı derinlemesine ele almasına gerekçe oluşturmuştur.
Soruşturmanın gidişatı kapsamında, mülk hakları gasp edildiğini öne süren ailenin sunduğu tarihi belgeler ve zilyetlik kayıtları adli tahrifat şüphelerine karşı incelenmektedir. Şüpheli sıfatıyla dosyada adı geçen idari personelin ve vakıf temsilcilerinin yasal savunmaları adalet mekanizması tarafından değerlendirilecektir. Kamu gücünün haksız menfaat sağlamak amacıyla kullanılıp kullanılmadığı sorusu, bu ceza davasının merkezinde yer almaktadır.
1. Derece Sit Alanında İş Makinesi ve Tarihi Dehlizler İddiası
Şikayet dilekçesinde yer alan ve çevre sakinlerini de alarma geçiren bir diğer önemli iddia ise arazinin arkeolojik statüsüdür. Hak sahiplerinin avukatları tarafından sunulan dosya detaylarında, tahliye ve yıkım işlemlerine konu edilen alanın 1. Derece Sit Alanı statüsünde olduğu savunulmaktadır. Arazinin altında Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait tescilli kültür varlıkları ile tarihi dehlizlerin yer aldığı iddia edilmektedir.
Koruma bölge kurulu onayı ve uzman denetimi olmaksızın başlatılacak olası fiziki müdahalelerin bu tarihi mirasa telafisi imkansız zararlar vereceği belirtilmiştir. Konuya ilişkin olarak İstanbul 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne 10 Mart 2026 tarihinde resmi ihbar sunulmuş ve kurulun yerinde inceleme yapması talep edilmiştir. Koruma kurulunun tescilli dehlizler hakkındaki kararı beklenmeden alanın mühürlenmesi, idari bir usulsüzlük olarak nitelendirilmektedir.
Kültür varlıklarının korunması kanununa muhalefet edilerek tarihi dokunun tahrip edilmesi riskine karşı, koruma kurullarının saha incelemesi yapması beklenmektedir. İddia dilekçesinde, iş makinelerinin alana girmesi durumunda yeraltındaki tarihi yapıların çökeceği uyarısı yapılmıştır. Bu ciddi iddia, savcılık makamının 2863 sayılı kanun kapsamında yürüttüğü incelemelerin en hassas noktasını oluşturmaktadır.
“Kolej Projesi” ve İmar Planı Değişikliği Soruşturuluyor
Dava dosyasına giren iddialar arasında, 1/5000 ölçekli nazım imar planının mevzuata aykırı şekilde değiştirilerek projelendirildiği ve “kolej projesi” adı altında usulsüz parsel kaydırması yapıldığı suçlaması yer almaktadır. Hak sahipleri, 75 yıldır zilyetliğinde bulunan ve tapu tahsis belgesine bağlanan alanın, kendilerinden gizlenen idari tasarruflarla tasfiye edilmek istendiğini beyan etmiştir. İmar oyunları vasıtasıyla kamusal alanların ticari ranta açıldığı iddiası dosyada incelenmektedir.
Arazinin vakıf mülkiyetine geçirilmesi ve ardından kolej projesine tahsis edilmesi süreçlerindeki idari imzalar tek tek geriye dönük taranmaktadır. Şikayetçiler, bu imar planı değişikliğinin tamamen belirli şahıslara menfaat sağlamak amacıyla dizayn edildiğini ileri sürmektedir. Şehir plancıları odası ve ilgili meslek örgütlerinin sit alanlarındaki yapılaşma yasaklarına dair raporları da adli dosyanın ekleri arasında yer bulmuştur.
Mağdur Kadının Telefon Feryadı: “Yayın Yasağı Tehdidi Var Diye Duydum”
Uğradıkları haksızlığı kamuoyuna duyurmak için çırpınan mağdur Şenel Çakır, gazetemize telefonla ulaşarak yaşadığı çaresizliği ve karşılaştığı derin medya sessizliğini anlattı. Sesini duyurmak adına onlarca basın kuruluşuna ve ajansa e-posta yoluyla ihbar metinleri gönderdiğini belirten mağdur kadın, hiçbir gazeteciden ve haber merkezinden geri dönüş alamadığını ifade etti. Kamusal denetim yapması gereken medyanın bu sessizliği, dosyanın üzerindeki idari baskı şüphelerini artırdı.
Telefondaki feryadında uğradıkları haksız mühürleme sürecini aktaran Çakır, “Hiçbir gazeteci feryadımızı duymak istemedi, maillerimize tek bir cevap bile alamadık; muhtemelen arkada bir yayın yasağı tehdidi var, öyle duydum” diyerek olayın idari ve hukuki boyutundaki sansür şüphesini açıkça iddia etti. Kamu gücünün arkasına saklanarak gerçeklerin üstünü örtmeye ve mağdurları yalnızlaştırmaya çalışan bu iddialar karşısında bağımsız habercilik ilkeleri büyük önem kazanmaktadır.
Belediyelerin idari işleyiş kuralları, memur yargılama usulleri ve imar kanunu mevzuat metinlerinin tamamına Adalet Bakanlığı resmi internet portalı üzerinden şeffaf bir şekilde erişilebilir. Soruşturmanın hukuki sınırları, anayasal denetim mekanizmaları çerçevesinde eksiksiz gözetilerek yürütülmektedir. Toplumsal adaleti ve kamu vicdanını yaralayan bu nevi iddialar, bağımsız mahkemeler tarafından en ince ayrıntısına kadar taranarak hükme bağlanacaktır.
Habercilik ilkeleri gereğince, hakkındaki ağır ceza soruşturması iddialarına ilişkin Bakırköy Belediyesi Basın Danışmanlığı’na 6 Haziran 2026 tarihinde resmi görüş talebi iletilmiştir. Yapılan telefon görüşmelerinde “ilgili birimin kontrol sağladığı ve dönüş yapacağı” ifade edilmesine rağmen, aradan geçen 6 günlük süre zarfında belediye yönetimi iddialara karşı sessiz kalmayı tercih etmiştir. Bu derin sessizlik, iddiaların doğruluğu konusundaki şüpheleri artırırken, kamuoyu yetkililerden acil bir açıklama beklemektedir.
Haber merkezimiz; başta Bakırköy Kaymakamlığı ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu olmak üzere ilgili tüm idari makamlara ve mülk sahibi vakıf yönetimine resmi başvurularını sürdürmektedir. Kamu kaynaklarının ve yetkilerinin haksız kullanımına dair iddiaların yasal takipçisi olmaya kararlıyız. Yeşilköy’deki bu büyük imar ve tahliye krizinin tüm hukuki ve idari gelişmelerini, savcılık iddianamesinin detaylarını anlık olarak takip etmek için susmaz.com platformumuzu izlemeye devam edin. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır ve özgür basın asla susmayacaktır.
İlgili Bağlantılar ve Kaynaklar:
- Dahili Bağlantı: Yeşilköy’deki imar ve mühürleme krizine dair anlık gelişmeleri, savcılık dosyasından sızan yeni belgeleri kaçırmamak için susmaz.com ana sayfamızı takip edebilirsiniz.
- Resmi Dış Kaynak: Kamu görevlilerinin yargılanma usulleri, görevi kötüye kullanma suçunun yasal yaptırımları ve güncel adli mevzuat duyuruları için Adalet Bakanlığı resmi internet portalını ziyaret edebilirsiniz.
















