Nefsini Tanıma Rehberi; Nefsin Mertebeleri
Geçtiğimiz hafta ki yazımda sizlerle birlikte nefs’in ne olduğundan bahsetmiştik. Nasıl ki her birimiz, bir diğerinden farklı karaktere sahipse, nefsimizin mertebesi ve bu mertebenin bizdeki sirayeti de tek ve eşsiz şekilde… Haydi o zaman öğrenmeye başlayalım:
Nefs-i Emmare:
Çoğu kaynakta karşımıza Zulmet Makamı olarak da çıkmakta olan Nefs-i Emmare genel tabiriyle Allah’ın emir ve yasaklarını çekinmeden çiğneme niteliğiyle ön plana çıkar. Zulmet Makamı denmesinin asıl sebebi de budur. Çünkü bu nefs mertebesindeki kişi tam anlamıyla dünyevi zevklere düşmüş, kendi çıkarlarını önceleyen, kendilik bilinci doğrultusunda çevresindekilere zarar vermekten çekinmez bir yapıya sahiptir. Buda nefsin taşıyıcısına içten içe fark edeceği ve kendi ruhuna zulüm olan bir acı yaşatır.
Bir diğer ayırt edici noktası ise zorunlulukları dışında keyfi olarak farzlarını terketmesidir. Nefs’i Emmare’de çok uzun süre bocalayan kişinin ruhsal algıları kapanır. Ve Allah korkusu kalbinde yer edemez. Bu nefsin içinde olan kişide en sık rastlanan özellikler ise; kibirlenmesi, riya içinde olması, elindeki dünyalıklarla gadaplanıp körleşmesi, cimrilik yapması ve her zaman elinde olanlardan daha fazlasını istemesidir.
Peygamber Efendimiz hadisinde ”Gerçek mücahit nefs’i emmaresiyle mücadele edendir.” buyururken, aslında tasavvuf ilmindeki ”ölmeden önce ölünüz” felsefesinde, ölmeden önce her insanın nefs’i emmaresiyi yenmesinin gerekliliğine vurgu yapılır. Nefs’i Emmare’de olduğunu bu yazıda farkedip, nefsini yenmek isteyenlere ilk tavsiyelerim ise riyazet kültüründen yola çıkarak daha az ye, daha az uyu, daha az konuş…
Nefs-i Levvame
Kendini eleştiren, kendini kınayan nefs anlamına gelir. En kısa tabiriyle Allah’ın yasaklarından kaçınan fakat emirlerine de tam anlamıyla uymayan nefs mertebesidir. Ve bu emirlere uymadığında sürekli olarak kişi kendisini eleştirir.
”Dediler ki: “Ey rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz, bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz!” A’raf suresi 23. ayet’ de Nefs’i Emmare ile birlikte Nefs’i Levvameye de vurgu vardır. Çünkü terbiye görmemiş bir Emmare nefsinin bağışlanma istemesi mümkün değildir.
Bazen kendini eleştirme ve kınama durumu o kadar yoğun olur ki, kişi kendisini ruhsal olarak tükenmiş, sona gelmiş ve inançsal olarak kendisini sorgularken bulabilir. Bu esnada yoğun şekilde vesvese alan bu nefs mertebesinde özellikle dini olgulardan uzaklaşmaya meyil görülebilirken, bu durum tekrar Nefsi-i Emmareye geri düşmesine sebep olur.
En büyük düşmanı gizli riya olan bu nefs mertebesindeki kişi salih amellerini herkesin bilmesini ister. Her ne kadar amellerini gizli tutar gibi gözükse de kendisinden bahsedilmesi hoşuna gider. Ve bu gizli riya bir zaman sonra öyle bir hal alır ki, kişi kendisini övülmek için amel işleyecek durumda bulur. Maun suresinde bu durumdan detaylı bir şekilde bahsedilir. Allah’ın esmaları ile haşır neşir olmak, kendini eleştirmek yerine, geliştirmeye çalışmak nefs mertebesindeki döngüden kurtulmak için yapılabilecek en faydalı hareketlerdir.
Nefs-i Mülhime
İlhama açık nefs anlamına gelir. Buradaki ilham ise Allah’ın sevgisini ve korkusunu içinde hissetmektir. Mülhime mertebesinde kişi ibadetini artırmış, içsel olarak kendini eleştirmeyi bırakmış, eski kötü alışkanlıklarını bir köşeye koymuştur. Fakat fiilen her ne kadar kötü amelleri bırakıp, iyiye yönelse de mekruh olacak şekilde ki bu fiillere geri dönme isteği hala içinde bir yerde durur. Ruhani olarak zayıf hissettiği ilk anda kişiye vesvese ile kendisini hatırlatmaya başlar.
Şems Suresinde, Nefs’i Mülhime’den bahsedilirken Allah’ın bu mertebedeki kuluna olan ilhamına değinilir. Bu nefsin taşıyıcısını bekleyen en büyük risk unsuru ise kendini beğenme hissine kapılmasıdır. Kişi bir önceki başlıklar gördüğümüz şerre daha düşkün nefsleri yeni geride bıraktığı için rehavette olabilir, aynı zamanda Allah’a yönelmenin ve doğru şeyler yapmanın vermiş olduğu hisle birlikte kendi ibadet ve imanını diğerlerinden yüksek görebilir. Bu aldatmacaya düşmemek adına nefs’i mülhime mertebesindeki kişinin sık sık tövbe üzerine olması yarar sağlayacaktır.
Nefs-i Mutmain
Mutmain olmuş, yani huzura ermiş nefs demektir. Şirk, isyan, zina, hak yemek gibi büyük günahlardan arınmış nefse verilen isimdir. Tabi ki günahsız bir nefs değildir fakat kendi içinde inancından emin olduğu için bu mertebedeki kişi huzur bulmuştur. Çünkü ruhu yıpratan asıl şey belirsizlik ve güvensizliktir. Fecr Suresinde Allah mutmaine seslenir ve ”Ey Huzur bulmuş nefs” der.
Mutmain nefsindeki kişi, Mülhime mertebesinde almaya başladığı ilham ile birlikte Allah’ın esmalarındaki pek çok sıfatın yansımasını kendisinde aramaya başlar. Hatta cömertlik, sabır, yumuşak huyluluk gibi nitelikleri dışarıya da aktarır. Daha çok çevresindeki diğer kişilere de nefs yolculuğunda eşlik etme isteği taşıyan mutmain mertebesindeki kişiler pek çok zaman bizler için yol gösterici olabilirler.
Nefs-i Raziye
Razı olmuş nefs demektir. Sosyal medyadaki dezenformasyon ile birlikte bazı kaynaklarda kendisinden razı olunmuş nefs şeklinde bahsedildiği gördüm. Fakat asıl anlamı; başına gelmiş ve geleceklerde razı olan, Allah’tan gelene rıza gösteren nefstir. Fecr Suresi 28. Ayet’de ‘‘sen O’ndan, O senden razı olmuş şekilde Rabbine dön” buyrulurken rıza göstermenin önemine dikkat çekilir.
Bu nefsin en büyük silahı sabır göstermektir. Sabırla ilgili sınanmaya devam eden bu nefs mertebesinde, sabrın ödülü de İlmel – Hakkal veya Aynel Yakin olmaktır.
Nefs-i Marziye
Kendisinden razı olunmuş nefs anlamına gelen Marziye mertebesi aynı zamanda hoşa giden nefs niteliği de taşır. Raziye mertebesi ile birlikte sabır gösteren kişinin geleceği noktadır. Yapacağı her işe Allah’ın rızasını gözeten, bol şükreden, Allah’ın güzel sıfatlarının tamamını çevresine yansıtabilen bu mertebedeki kişi kendisi için dua etmektense, diğer insanlar içinde sürekli olarak dua eder. Fakat bu nefsin en büyük düşmanı Gizli Emmaredir. Yani Nefs-i Emmare’de ki nitelikler gizliden gizliye bekler. Varsa eğer en zayıf anında kişiyi yakalar. Pek çok salih kişinin, evliyalık mertebesinde ilerleyenlerin gizli emmare ile birlikte ters yüz oldukları söylenir. Bu nedenle bu nefs içindeki kişiler sosyal hayattan soyutlanmayı tercih etmişlerdir.
Nefsi- Kamil
Olgunlaşmış ve bilge nefs anlamına gelir. Diğer nefs mertebelerinden ayrıldığı en büyük özelliği ise gizli emmare tehdidinin ortadan kalkmış olmasıdır. Artık nefsini tanımış kişi bu mertebe de mekruh ve olumsuz sıfatları taşımamakla birlikte nefsine karşı koyma özelliğini de göstermektedir.
Nefs mertebesi değişkendir. Genellikle bizler bu değişkenliğin yükselen bir ivme şeklinde olmasını istesek de tekamül yolunda yaşadığımız tecrübeler ile birlikte nefs olarak geriye de düşebiliriz. Her zaman Allah’ın rızası üzerine durmak nefs yolunda ilerlememiz konusunda bizi destekleyecek en büyük unsurdur.
Muazzam bir anlatım, teşekkürler Muharrem Demirkan.
Mükemmel bir yazı olmuş Muharrem hocam
Bizlere de kısmet olur inşallah
Bilgileriniz için çok teşekkür ederim hocam
Öncelikle bu kadar bilgilendirici ve hayırlı bir paylaşım için çok teşekkür ediyorum.. rabbim hepimize bu fırsatları sağlasın
Emeği geçen herkese teşekkürler.. bu kadar değerli bir hocanın daha çok gündeme gelmesi görüşündeyim …